0-6 Yaş Arası Gelişim Dönemi Özellikleri

Oral Dönem (0-1)

Bebeğin ihtiyaçlarının, algılarının ve anlatım şeklinin birincil olarak ağız, dudaklar, dil ve ağız bölgesiyle ilgili olduğu en erken gelişim dönemidir. Ağız bölgesi ruhsal düzendeki egemen rolünü ortalama olarak yaşamın ilk 18 ayında üstlenir. Bu dönemde bebek dünyayı ağız yoluyla tanımaya çalışır.

Oral Dönem (0-1)

Bebeğin ihtiyaçlarının, algılarının ve anlatım şeklinin birincil olarak ağız, dudaklar, dil ve ağız bölgesiyle ilgili olduğu en erken gelişim dönemidir. Ağız bölgesi ruhsal düzendeki egemen rolünü ortalama olarak yaşamın ilk 18 ayında üstlenir. Bu dönemde bebek dünyayı ağız yoluyla tanımaya çalışır. Eline geçen her şeyi ağzına yönlendirir, böylelikle onun nasıl bir cisim olduğunu anlamış olur. Bu dönemde bebeğinizin her şeyi ağzının içine sokup durmasının sebebi içinde bulunduğu gelişimsel dönem gereğidir. Amaç, ebeveyne veya bakıcıya güven dolu bağlılığın kurulması, oral isteklerin aşırı derecede çatışma olmadan doyumunun sağlanmasıdır.
 

Patolojik özellikler: İleri derecede oral doyum veya yoksunluk patolojik özellikleri işaret eden libidonla saplantılarla sonuçlanabilir. Bu özellikler arasında ileri derecede iyimserlik, narsisizm, kötümserlik ve devamlı isteme vardır.

Oral karakterler genellikle ileri derecede bağımlı ve diğer insanlardan sürekli istekte bulunan veya böyle bir arayış içinde bulunanlardır. Oral karakterler kendilik saygılarını sağlamak için nesnelere ileri derece bağlanır.


Karakter özellikleri: Oral dönemin başarılı bir şekilde çözülmesi, ileri derecede bağımlı ve kıskanç bir kişilik oluşturmadan, diğer insanlara güven duygusu geliştirerek, kendilik güveninin gelişmesi ile oluşan verme-alma yeteneklerinin yapılaştığı bir karakter yapısına bağlıdır.


Anal Dönem(1-3)

Besin maddeleri sindirildikten sonra kalan artıklar bağırsağın son bölgesinde birikir ve anüs bölgesindeki kaslar üzerine basınç yapar. Bunun sonucunda dışkılama yapılır ve rahatlama sağlanır. İki yaş civarında başlayan tuvalet eğitimi bu dönemde büyük önem kazanır, çocuğun kişiliği üzerinde kalıcı izler bırakır. Çocuğun içgüdüsel olan bu dürtüsünün bazı kurallarla kontrol edilmesi istenir. Böylece çocuk boşaltımdan duyacağı hazzı ertelemeyi öğrenir. Annenin tutumları tuvalet eğitiminde ve çocuğun kişiliğinde bırakacağı etkilerde önemlidir. Anne baba veya bakıcının gergin, buyurgan, hoşgörüsüz bir anlayışa sahip olması halinde, çocuk idrarını ve dışkısını kontrol etmekte güçlük çeker. Çünkü cezalandırıcı ve baskıcı tutumlar, çocuğun özgüven duygusunu köreltir. Tuvalet eğitimi bir anlamda ilk sosyalleşme sürecinin çatışmalarını yansıtır. Çocuk bu evrede, çevrenin kendinden neler beklediğini ve bedensel tepkilerini nasıl denetleyebileceğini öğrenmektedir.  Dolayısıyla zorlayıcı yetişkin tutumları, çocuğun bedensel işlevlerine yabancılaşması ile sonuçlanabilir.


Amaç: Anal dönem, bağımlıktan ayrılma ve bağımsızlığı kazanma ile ebeveyn kontrolüne karşı yapılan bir mücadele dönemidir. Aşırı kontrolün (dışkı tutumu) veya kontrolsüzlüğün (dışkı atımı) olmadığı bir durumda büzücü kas kontrolünün sağlanmasının amaçları ileri derece utanma veya kontrolü kaybedeceği hakkında kendilik kuşkusu olmadan çocuğun özerkliğini kazanmasıdır. Anne kuralcı, titiz, katı ise çocuk dışkısını tutmaktan kabız olabilir. Tüm davranışlarını etkilerse çocuk tutucu bir kişilik geliştirir. İnatçı, cimri, sinirli olabilir. Anne baskıcı ise çocuk olur olmaz yerlerde anneyi cezalandırmak için dışkısını boşaltır. İleride ise eziyet etmeyi seven, dağınık kimlik özelliği geliştirebilir. Anne teşvik edici ise çocuk dışkılama olayının önemli olduğunu anlar. İleride üretken ve yaratıcı olur.


 Amaç;   Kişisel özerkliğin gelişmesi, suçluluk duymadan kişisel girişimcilik kapasitesini kullanabilen bireylerin yetişmesi, utanma veya kuşkulanma olmadan aşırı inatçılık kendini küçük görme hissi taşımadan işbirliği kurma yeteneğini sağlamaktır.


Fallik Dönem(3-6)

Bu dönemde çocuklar cinsel organlarını fark eder ve cinsel konulara yoğun ilgi gösterirler. Cinsel kimliğin ve sağlıklı kişilik gelişiminin temelleri fallik dönemde atılır. Bu evrede çocuk, karşıt cinsiyette olan anne veya babaya yönelir. Kızlar Babaya erkekler anneye ilgi duyarlar çünkü çocuklar cinsel kimliklerini oluşturmak için model arayışı içindedirler. Fakat bazı durumlarda model alınan anne babanın sadece cinsel kimlikle ilgili davranışları değil kişiliğinin tüm özellikleridir. Bu evrede hoşgörülü, sıcak, sevecen anne baba tutumları sağlıklı kimlik geliştirmekle sonuçlanırken baskıcı, sabırsız tutumlar, cinsel karmaşalar yaşanmasına yol açabilir. Fallik döneme takılan bireylerde saldırganlık, yıkıcılık,hoşnutsuzluk, mutsuzluk gibi kişilik özellikleri görülür. Freud’a göre  fallik dönem, yaşamın üçüncü yılında başlar ve ortalama olarak beşinci yılsonuna kadar devam eder. Oedipus karmaşası farklı cinsten olan ebeveyne karşı cinsel duyguların aynı cinsten olana karşı ise düşmanca duyguların oluşması ile belirlenir. Freud’a göre 3-5 yaş arasındaki çocuğun davranışları oedipus karmaşasının etkisi altındadır. Beşinci yaştan sonra bu etki ortadan kalkar ya da bastırılarak yaşam boyu  kişiliği etkileyen bir güç olarak kalır.

3 yaşını dolduran çocuklar hem fiziksel hem de zihinsel özellikleri bakımından oldukça gelişmiş durumdadır.  Hareket koordinasyonları çok artmıştır. El becerileri oldukça gelişmiştir. Kalem kullanmaya, çizgiler çizmeye başlarlar.  Dış dünyaya ve olgulara ilişkin sorular sorarlar ve çok meraklıdırlar. Sosyal anlamda çok gelişmiştirler. Başka çocuklarla bir arada olmaktan keyif duyarlar. Ben merkezcilik daha da azalmış olduğu için grup oyunlarında daha az sorun yaşarlar.  Özellikle bu dönemde çocuk çevresindeki yetişkinlerin sorun çözme biçimlerini taklit eder. Yani bir problem çıktığında anne ve babası agresif davranıyorsa çocuk da benzer durumlarda agresif davranmayı öğrenir.

5 yaşına gelen çocuklar artık yetişkine çok daha az ihtiyaç duyar hale gelmişlerdir. Bu dönemde anne-babanın görevi çocuğun tüm yetenek ve ilgilerinin gelişmesine fırsat vermek destekleyerek yaşına uygun sorumluluklar almasını sağlamaktır. Bu nedenle giyinme, temizlik vb. gibi kendi öz bakımının neredeyse tamamını kendi karşılamalı (oda toplamak, eşya yerleştirmek, yemeğin hazırlanmasına-toplanmasına yardım vb.)evde bazı görevleri olmalıdır. Bu çocuğun kendine güvenmesi, kendini değerli ve önemli hissetmesi açısından çok önem taşımaktadır.

6 yaş, çocuğun bebeksi özelliklerinden neredeyse tamamen kurtulup mantıklı ve realist olmaya başladığı bir dönemdir. Bu dönemde çocuk anne-babasının birçok duygu ve düşüncesini paylaşabilecek ve onlarla fikir alışverişinde bulunabilecek olgunluktadır. Hem anne-babasıyla arkadaş olabilir ama bir yandan da disipline ve kontrole ihtiyaç duyar. Sorumluluk alabilir. Evdeki ve okuldaki kurallara uyabilir. Kendini tanıma ve kanıtlama ihtiyacındadır. Bu nedenle başardığı ve çabaladığı konularda onu desteklemek ve ödüllendirmek olumlu yönlerini pekiştirmek açısından önem taşır. Arkadaşlık çok önemlidir. Sık sık yaşıtlarıyla birlikte olmak ister. Değişik sosyal ortamlara ihtiyaç duyar.