Takım Tutmanın Bir İhtiyaç Veya Zorunluluk Haline Getirilmesi

Aidiyet kavramı insanın doğasında varolan bir olgudur. Kişi aidiyet duygusu ile kendini gerçekleştirme sürecini tamamlayacaktır. Birey takım tutarak tuttuğu takımın ünü, gücü, zihinlerindeki algısı, başarıları, renkleri, sloganları, marşı...vb. gibi kavramlarla ait olma ve kendini gerçekleştirme sürecini o takım gölgesinde tamamlar. Grup dinamiği, sosyal yapıdaki benzerliklerin birlikte hareket etmesini öngörür. 

1-Takım tutmanın bir ihtiyaç veya zorunluluk haline getirilmesi:

Aidiyet kavramı insanın doğasında varolan bir olgudur. Kişi aidiyet duygusu ile kendini gerçekleştirme sürecini tamamlayacaktır. Birey takım tutarak tuttuğu takımın ünü, gücü, zihinlerindeki algısı, başarıları, renkleri, sloganları, marşı...vb. gibi kavramlarla ait olma ve kendini gerçekleştirme sürecini o takım gölgesinde tamamlar. Grup dinamiği, sosyal yapıdaki benzerliklerin birlikte hareket etmesini öngörür. Ya içine al kendine benzet ya yoket prensibi gereği mevcut taraftar grubu henüz aidiyet ihtiyacı duymamış ve bu konuda gereksinim hissetmeyen bireyi ister istemez sınıflandırıp takım tutma konusunda zorlayacaktır. Kişi ve kurumlar kendine benzer ortam ve durumlarda stres yaşamayacaktır. Bu nedenle çevresini kendine benzer kılma ihtiyacı hisseder. Dolayısı ile takım tutmak bir ihtiyaçtan öte sosyal baskı ile bir zorunluluğa dönüşebilir.

 

2-Neden İstanbul takımları da Şehir Takımları Değil?

Uzakta olmak ve ulaşılmazlık kıymetli olmakla doğru orantılıdır. Esasında iktisadi sistem gereği, sahip olduklarımızdan ziyade sahip olamadıklarımız bizim için ulaşılmaz, uzak ve kıymetli olacaktır. Aynı zamanda zihinlerde reklamlarla oluşturulan algı gereği “üç büyükler” “dört büyükler” gibi ifadeler insan zihninde ait olacağı takımın güçlü olması gerekliliğinden çokça reklamı yapılan, basında konuşulan transfer rakamlarının daha çok ifade edildiği, İstanbul takımlarına karşı istem dışı abartılı bir ilgi uyandıracaktır. Hâlbuki reklamı yapılmayan, basında daha az yer alan veya hiç konuşulmayan bir Anadolu şehir takımı da güçlü olabilir. Birey kendi şehir takımına ilgi duyduğu kadar bir sonraki seçimi aidiyet kavramı gereği herkesin pay sahibi olarak hissettiği İstanbul takımlarından biri olacaktır. Ancak farklı bir Anadolu şehir takımı tercih nedeni olmayacaktır. Spor basınının başarı endeksi haber ve yorumları da elbette bireyin ve toplumun algısını etkileyici önemli bir rolü vardır.

 

3- AVM lerde daha çok İstanbul Takımlarının Yeralması ve Şehir Takımlarının PR Eksikliği Değersiz mi Hissettiriyor?

Elbette reklam ve Pazar payının yüksek oluşu bir hizmet veya ürüne olan ilgiyi arttıracaktır. Ancak bu o hizmet veya ürünün diğerlerinden daha değerli olduğu anlamına gelmemektedir. Ancak şehir takımlarının PR çalışmalarının yetersiz olması doğru orantılı olarak değer algısının düşük olduğu izlenimini oluşturacaktır.

 

4-Babaını Rolü

Rol modeller seçimlerimiz ve karakter oluşumunda birincil derecede söz sahibidirler. Çocuğun dünyasında baba rol model olduğu kadar bir aile reisi olarak  da algılandığından babanın tercihleri ve davranışları onu model alan çocuk tarafından örnek alınacaktır.

 

5- Ebeveynler Nasıl Yaklaşmalı?

Çocuklarımızın sağlıklı gelişimleri açısından kişilik gelişiminin dengeli biçimde yürütülmesi hayati bir önem arz eder. Gelecekteki sorunların çoğunlukla sağlıklı bir zemin üzerinde gelişmeyen çeşitli kişilik bozukluklarından kaynaklandığını düşünürsek çocuğun kişilik yapısının sağlıklı oluşumunda her türlü konuda bireysel tercihlerini özgürce yapabilmesi ve ait olduğu toplum tarafından kabul görmesi, saygı duyulması çok önemlidir. Aileler yönlendirme yapmadan seçenekleri çocuğa göstermeli ve onun kararına saygı duymalıdır.

 

6- Çocuğa Konyaspor u Tutma Konusunda Baskı Yapmak

Çocuklarımıza belli bir takımı tutma konusunda tercihte bulunmasını şart koşmak onun rızası dışında onu buna zorlamak zoraki tercihlere neden olabilir. Görünen yapısı ile iç dünyasında gizlediği olmak istediği yapısı farklı olabilir. Zorlamak yerine neden tercih etmesi gerektiği noktasında çocuğun mantığına sığacak şekilde o tercih anlam kazandırılmalı ve çocuk baskı altında kalmadan kendi rızası ile tercihte bulunmalıdır. Böyle bir baskı kurmak tek başına çocukta hayatı boyunca bir özgüven eksikliğine neden olmaz.

 

7- Şehir Takımları Çocuk Taraftarlarda Nasıl Bir Yol İzlemeli?

Çocuklarda şehir takımlarına ilgiyi arttırmak için çocuğun ilgi alanları ile takımın renk, slogan, mekan... vb gibi kurumsal uyaranları özdeşleştirilmeli aidiyet duygusu oluşturulmalı bunun için fiziksel mekanlara karşılıklı ziyaret ve turlar düzenlenmeli çeşitli tanıtımlar gerçekleştirilmelidir. Okullarda takım adına onu temsilcileri seçilmeli beden eğitimi ve spor derslerine şehir takımları sponsor olup çocukların ilk formalarını sahiplenmelidir. Kulüp ve çocukların ortak faaliyetleri zenginleştirilmeli futbolcular bir kahramana dönüştürülmelidir.